16 Nisan 2020 Perşembe

SİGARA BIRAKMA GÜNLÜĞÜ IV


3. GÜN, CUMARTESİ “SİGARAYI İÇMEYİ DEĞİL DÖRTNALA KOŞMAYI TERCİH EDİYORUM”

Ben başlamam başlasam da bırakırım modunda başladığım sigara benimle dalga geçiyor. “Aslında sen almak istiyorsun sokağa çıkma yasağından dolayı almıyorsun.” “Yasak olmasa alırdın.” “Sen aslında başladın sonra bırakırsın yak bir sigara…” “Komşuya sorsana yok mu?” “Ayrıca sen polislere durumu anlatsan yardımcı olurlar.” “Ya da yakındaki fırına git fırınlar hep açıktır savaşta bile.” “İçmeden bekliyorsun aslında bu bırakmak değil kendine eziyet.”

Milletin Olric’i zekidir ve dost; benimkiler aptal birer düşman. Resmen beni öldürmek istiyorlar, kendileri beceremedikleri için galiba başkasına –sigaraya- öldürtmek. Nasıl çelişkilerde bıraktılar beni. Ben zaten kirlenmişim temiz gibi değilmişim öyleyse niye kendime eziyet ediyormuşum.

Bu kargaşanın verdiği öfkeyi Luppo alan adamı eleştiren bir arkadaşı telefonda –tabii ki görüntülü aramada- azarlayarak yatıştırdım. Herkesin bir Lupposu var. Fena azarladım arkadaşı. Ben içmiyorum diye alkolü kullanan için çekicilik yok olmaz. Adam belki de Luppokolik ve asla ayıplanmaz kınanamaz. “Osman’la sen kola içmeden uyamazdınız. O yüzden mi?” “Ne alakası var?” “Bu geldi yani aklına?” “Bir gece Kırıkkale’de kola arayıp durmuştunuz…” “Haa?!” “Perişan olmuştunuz kola aramaktan…” “Biz soğuğunu arıyorduk. Yazdı soğuk yoktu. Hiçbir yerde …” “Haa öyle mi?” “O zaman başka Canım, öyleyse?!” “Luppuo ne ki Halley pasta gibi bir şey yesek mi ben sevmem.” “Çocukken çok severdin çikolatayı ya...” “Gençken demek istedin herhalde?” “İlk gençlik diyelim, lisedeydin henüz…” “Tamam ya şimdi sevmiyorum çikolatayı kadınlar ve çocuklar yer…” “Nevzat dedi ki lisedeyken sen reçeli kaşıkla yerdin…” “Eee, Nevzat da patatesi çuvalla yerdi…” “Hem ben o zamanlar sigara da içmiyordum…” “Bilinçaltımda ben gecenin maviliğinde Parliament içiyordum.” “Sen de kimsin?” “İçmiyorsam içmiyorumdur.” “İçiyordun Parliament…” “Ooo, hayır ya sen Camel içiyordun bir jipin tepesinde, ekip arkadaşlarınla Afrika çöllerinde…” “Samsun 216 içiyordun…” “Yok daha neler?” “Samsun Fuarındaydı o…” “Ben onu hiç içmedim, dur bir dakika içtim bir kere, evet ayakkabı köselesinden halliceydi…” “Bir daha asla denemedim… Omuzlarım ağrıdı içerken… Sigaranın akciğere zararı var bu 216’nın omuzlara; hamallık onu içmek...” Yok ne bileyim ne diyeyim bilinçaltımda aslında bilinçdışı bu “sub” diye çevirmişler aslına “un” o… Neyse o dışı mı altı mı bilmem ama uyanıkken içmediğim uyurken de fiilen içmediğim sigarayı o bölgede Marlboro olarak içiyordum kırmızının en güzeli Marlboro kırmızısı ayrıca Amerikan malı zararsızdır. Zenginler içer… “Saçmalama kamyon şoförleri yok yok garsonlar içer…” “O sonradan…” “Narkotik köpeği gibiyim üçüncü katın balkonunda sanırım 11 numara sigara içiyor…” "Yaşa varol K9" "O ne be?!"

“Ben en çok bugün zorlandım…” “Yasak mı? Sigara mı sokağa çıkmak mı?” “Büyücü şeytan bu sigara gözüne bakanları büyülüyor.” “Goşa Tan’ı da böyle kandırmıştı. Tarkan onu kurtarmıştı. Tan gözlerine bakmıştı Goşa’nın ve öz kardeşi Tarkan’a kılıç çekmişti.” “Goya mıydı yoksa o büyücü?” “Yok ya Goya ressamdı…” 


“Deniz kızı girmiş rüyama gayrı iflah olmam mı ben? “Deniz kızı girmiş düşünceme/Ben iflah olmam/Dalyanları birbirine katmak orkinosların harcı/Dolanınca ağa çok geçmeden küserim/Bir çocuk bile çeker sandala beni/Bu kadar ağır olmasam/Beni böyle koşturan yaşama sevinci/Kanal boyunca bir o yana bir bu yana…” “Ne yani bir kez sigara içtim artık bırakmam mı diyorsun?” Halim Şefik GÜZELSON’un şiiriydi Ahmet Kaya da bestelemişti bunu… “Halim Şefik’in sonu güzel olmuş mu?" "Nerden bileyim?” “Ahmet Kaya’nınki olmadı da…” "Tuhaf bir arkadaşın vardı -genel müdür olanlarından- mezarını ziyaret etmişti Paris'te..."

“Haydaaaaa !!!” Sigara boğaza zararlı, buruna da ama sacayağının diğer organına zararlı değil mi?” “KBB mi diyorsun?” “Evet…” “Evet sigara kulağa da zararlı…” “Çünkü balkonda içiyorum sigarayı… Yeni evin balkonu çok esiyor sol kulağımı aldı bir çınlama... En sevdiğim yeşil kabanımla gitmiştim işitme testine… Coğrafya diyormuş adam ilkinde anladığım ve söylediğim Tel Abyad oldu, ikincisinde Resulayn… Sanki adam Suriye’den geldi kesin topçu birliğinden bu demiştir…” “Bakışları dedi…” “Sigara kulaklara da zararlı… Sol kulağım çınlayıp duruyor…”

“EEE yeter, düğün evi mi burası?”


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Yorumunuz kaydedilmiştir. Teşekkür ederiz.