16 Nisan 2020 Perşembe

SİGARA BIRAKMA GÜNLÜĞÜ IX


+1. GÜN, PERŞEMBE

Artık bu konunun baş edilebilir bir tercih meselesi olduğu, benim için çok açık…
Belirlenimcilik veya tarihsel materyalizm ya da tarihsel determinizm işimize yarayabilir. (Orhan Hançerlioğlu, buna eytişimsel özdekçilik ya da eytişimsel zorlanımcılık derdi vallahi oturgaçlı götürgeç tadında felsefe) lisede böyle bir dille yazılmış kütük gibi bu kitabı/felsefe sözlüğünü okuyan adamın sigaraya başlaması da pat diye bırakması da normal bence… “Sence Olric?..” “Olric nerdesin oğlum?” “Benim adım Olric değil” “Ya ne?” “Hüseyin o benim ama olsun, ben kendi adımı Hüseyin koydum...” “İyi bakalım ya sen kimsin?” “Ben de Hüseyin’im…” “Ya sen?” “Ben Hüseyin…” “Kesin be Hüseyin kim?”




Bunca kargaşa içinde ne belirlenimciliği ne cebriyesi ne kaderciliği... İnsanın tüm irade karar ve eylemlerini biyokimsal ve hormanal yapı ile açıklayan çoklu nedensellik ve bileşke neden açıklaması yeterli değil bence.

Bütünüyle rahat rahat özgür irade kullanılıyor mu?
Onu demek de zor? Bu bir madde ve bedeni kuşatıp işgal ediyor? Yetmiyor ruhu da işgal ediyor. Ayrıca atla deve de değil.
Gerçek çok yalın gerisi hikâye ve abartı.
İçseniz de olur içmeseniz de…
Ama içmeseniz daha iyi olur.

Bir yer de okumuştum sigara tırnak yemeyi engelliyormuş iyi de tırnak yemiyorum ki…
Neden çünkü tırnak yiyerek dengeli beslenemeyeceğimi biliyorum…
Otobüsü beklersen ya da arkadaşını beklersen hemen gelirler sigarayı yak sen. Ama burada rasyonel bir şey var mı yok… Yahu ne demiştik?
Sigaranın neresi rasyonel ki?
Tercih senin…
Bir tarafta sağlık ve huzur…
Diğer tarafta kısmi ruh sağlığı ama huzursuzluk ve sağlığa tam yönelmiş göz göre göre gelen bir tehdit…

Sosyalleşme konusunda sorunlar yaşayacağım belki. Kimi arkadaşlarımı kaybedeceğim. Beni görünce eski mafya üyesi imişim de onları bırakmışım gibi vicdan yapacaklar bir gün kendileri bırakmayı umarak. Ya da benden huzursuz olarak ya da beni huzursuz etmekten korkarak…
Gerek yok doğal davranın…

Sait’in dediği doğamıza uymuyorsa er ya da geç yolumuz ayrılacak…
Uyuyorsa yolumuz birleşecek…
Mevzu doz ve mesafe…
Sigara ne ki…
Kalan ruh, beden ve sağlık ve muhabbet…
İçmemeyi tercih ediyorum…
Bu beni mutlu ediyor…
Aksi durumda 27 seneden fazla yaşadım…
İçmeyi tercih etmiştim…
Şimdi içmemeyi tercih ediyorum…

Vazgeçtiğim hiçbir şey yok…
Sait öyle diyor, vakti gelince her şey bırakılır hayat bile…

Benim ben Hüseyin…
Hiçbir sevdiğime ömür boyu sigara içmeyi yakıştıramıyorsam ve onların içmeyen insanlar olmasını istiyorsam kendim niye öyle olmayayım?

Ve beni sevenleri neden huzursuz edeyim, mutsuzluklarına sebep olayım, endişe içinde bırakayım… Sigara içen sevdiklerim bile benim bırakmama sevinecek…
Bundan sonrası mı?

Vallahi bana kalmış!!!

Bu süreçte gençliğime sigara içemediğim güzel günlere döndüm… Dün gibi yaşadım ve yaşıyorum…

O yıllarda dinlediğim şarkılar…

Okuduğum kitaplar sevdiğim şarkılar… Samsun’da denizden doğan güneşler…

Ve 1991’de çıkan albümünde çok sevdiğim şarkısında söylediği gibi Sezen Aksu’nun

NE KAVGAM BİTTİ NE SEVDAM…


2 yorum:

  1. Latife bâbında:
    Necip Fazıl çok sigara içiyormuş.
    Bir gün bir öğrencisi ona gelir ve der ki:

    -"Hocam bugün rüya gördüm bütün bitkiler Allah'a secde ediyordu bir tek tütün etmiyordu."

    Üstad cevap verir:
    -" öyleyse... Getirin o kafiri yakalım!."

    YanıtlayınSil
  2. Üç şeyle inatlaşılmaz: gez göz sigara

    YanıtlayınSil

Yorumunuz kaydedilmiştir. Teşekkür ederiz.